İRDELEME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İRDELEME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2024 Cumartesi

DİRENÇ LASTİĞİ

“Spora mı geldik, yoksa dayak yemeye mi? Hocam her tarafım ağrıyor, siz direnç lastiğini de kullan diyorsunuz. Benim onu kullanacak direncim kaldı mı acaba!” 

Seneler sonra pilatese başlayan Ayla’nın serzenişiydi bunlar. Ayla ofisten eve, evden de ofise bir hayat sürüyordu. Her yere aracıyla gider, yürümez; merdiven kullanmaz, işini de masa başında hallederdi. Zaman zaman aldığı kiloları dert ederdi ama sıkı bir diyet yaptı mı onlardan kurtulması kolaydı. Ancak son zamanlarda Ayla’nın üzerine sanki ölü toprağı atılmıştı. Sürekli kendini halsiz ve yorgun hissediyordu. Yaşam enerjisinin düştüğünün farkındaydı. Günlük rutin işler bile artık yapılası zor işler olmaya başlamıştı. Ayla doktoruna görünmeye karar verdi.

Aile dostu olan Necmi Bey ilerleyen yaşına rağmen dinç, dinamik ve yaşam enerjisi yüksek bir doktordu. Ayla ve ailesi sağlıkla ilgili bir sıkıntı yaşasa Doktor Necmi danıştıkları ilk isim olurdu.

“Ayla kızım testlerin normal ama sen yine de bana anlat bakalım, günde kaç adım yürüyorsun?” Ayla mahcup bir edayla bakınca Necmi bey Ayla’nın yürüyüş yapmadığını anlamıştı.

 “Peki, o zaman spor-egzersiz yapıyorsundur, değil mi?”  

“Pek fırsatım olmuyor Necmi amca. İş yoğunluğu falan derken uzun süredir ne yürüyor ne de spor yapıyorum.” 

Necmi bey, “Kızım, o zaman senin bu haline şükretmek lazım. Biliyorsun her şeyin bir ömrü var. Ömür öyle ya da böyle geçiyor, bedenimiz öyle ya da böyle yaşlanıyor. Ama bunun nasıl olacağı bizim ömrümüze verdiğimiz değerle, bedenimize bakmak için verdiğimiz emekle ilgilidir. Sen daha yaş almadan iki büklüm olmaya başlamışsın. Bedenini diri ve dik tutman için kaslanman şart. Hemen spora ve yürüyüşe başlamalısın.”

Ayla nasıl olacağını anlamamıştı. “Ama ben yapı olarak kaslı biri değilim ki. Hem bu yaştan sonra nasıl kaslanacağım?”

“Ayla kızım, atalarımız işleyen demirin ışıldayacağını söylemiş. Vücudumuz mükemmel işleyen bir makine. Ama bazen bizim yaşam tarzımız bu makinanın işleyişini sekteye uğratır. Bu durumda kullanmadığımız şeyler işlevsizleşmeye başlar. Sen bedenini hiç mi hiç zorlamamışsın. Bu yüzden vücudun kasa ihtiyaç duymamış, var olan kasların da şimdiden küçülmeye başlamış. Kendini zorlamaya, bedenini zorlamaya başlarsan kaslarının da geliştiğini göreceksin ve kendini daha dinç, daha enerjik hissetmeye başlayacaksın…” 

Ayla doktorunu hayretle dinliyordu. Belli ki bu tespitler sadece Ayla’nın bedeni için değil hayatı için de geçerliydi. Ne fırsatlar gelmişti ayağına iş için ama Ayla hiç zorlamamıştı kendini, rahatını bozmak istememişti. Evliliğin kıyısından da bu yüzden dönmüştü. Rahat bir yaşantısı vardı, evliliğin sorumluluğunu almaya gerek yoktu. Ne gerek var, dedi her seferinde ve nice fırsatlardan vazgeçti. Ancak şimdi vücudu ondan vazgeçiyordu. Çünkü her somut gerçeğin ardında yatan soyut bir gerçeklik vardı.

Ayla hayata karşı, mücadele ve çaba göstermede ne kadar dirençli olduğunu fark etmeye başladı. Ailesinin ona sunduğu imkanların, onun becerilerini geliştirmesine engel olduğunu anlıyordu. Hayata karşı sorumluluk almakla ilgili direnç geliştirmişti. Dirençlerinin üzerine gidip onları kırmaktansa konfor alanında yaşamayı tercih etmişti. Ancak Ayla’nın hem ruhu hem de bedeni yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun işaretlerini veriyordu.

Ayla Necmi Beyin tavsiyesiyle sağlıklı beslenmeye ve spor yapmaya karar verdi. Ancak uzun bir hareketsizlik döneminden sonra aldığı pilates dersinin kendisini bu kadar zorlayacağını tahmin etmemişti. Spor hocası Ayla’nın durumunu analiz etmiş, bütün kaslarını çalıştıracağı bir program hazırlamıştı. Zaman zaman direnç lastiklerinin kullanılmasını gerektiren hareketlerdi bunlar. Hoca “Aman dikkat edin direnç lastikleri kopabilir.” dedikçe Ayla hayret ediyordu. Ona göre bu lastikleri koparmak imkansızdı!

Ayla sporun ilk günü çok zorlanmıştı ama devam etmesi gerektiğinin farkındaydı. Kasları çok acıyordu ama bu acının kendisine uzun vadede iyi geleceğini de biliyordu. Çünkü her zorlukla beraber gelen bir kolaylık vardı. Zaman geçtikçe Ayla’nın yorgunluğu azalmış, uykuları da düzene girmişti. Artık direnç lastikleri onu eskisi kadar zorlamıyordu. Ayla da onları esnettikçe esnetiyordu. Bir gün kopmaz dediği o lastik kopmuştu. O zaman Ayla her şeyin bu hayatta emek ve istikrar istediğine bir kere daha emin oldu. “Demek kırılmaz dediğim nice dirençler de böyle kırılacak, böyle kopacak… Onları gözümde ne çok büyütmüşüm…  Neyse yeni bir lastik almanın zamanı geldi.”

Ayla bir elinde eski, diğerinde tuttuğu yeni direnç lastiğine bakıyor ve gülümseyerek mırıldanıyordu. 

“Kopmaya hazır mısın :)






Okumaya Devam Et