OKUL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
OKUL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2025 Salı

KÜÇÜK BİR KALBİN ÇIĞLIĞI

Deneyimsel Tasarım Öğretisi

Her gece bombaların sesiyle uyanan bir çocuk var bu dünyada.

Oyuncakları küle dönmüş, annesinin sesi yalnızca soluk bir hatıra.

Uyku, onun için dinlenme değil artık,

Geceler, karanlıktan fazlasını taşıyor.

Bir an gözlerinizi kapatın.

Ve kendinizi onun yerine koyun.

Gecenin sessizliğini delen sirenlerle uyanıyor,

Sarsılan duvarların arasında canınızı korumaya çalışıyorsunuz.

Uyuyabilir misiniz?

O çocuk artık yalnız.

Gökyüzünden yağan ölümün altında, küçücük bir köşeye sığınıyor.

Ne annesinin sesi var artık yanında,

Ne de babasının güven veren eli.

Her şey sustu.

Geriye yalnızca soğuk bir sessizlik ve yıkım kaldı.

Bedeni yorgun,

Ama asıl yorgun olan, ruhu.

Ne yemeğe iştahı var ne de suya susamış.

Onun açlığı, bir adalet özleminden kaynaklı,

Susuzluğu, hiç gelmeyen barışa duyduğu derin bir ihtiyaç.

Ve soruyor sessizce:

"Benim suçum neydi?"

Neydi o çocuğun suçu?

Toprağında oyun oynamak mı?

Arkadaşlarıyla sokaklarında koşturmak mı?

Bir gün okula gideceği hayalini taşıması mı?

İnsan ne zaman unutur bir çocuğun gözlerine bakmayı?

Ne zaman kaybeder merhametini?

Güç müydü insanı bu kadar kör eden?

Hırs mıydı, yoksa yalnızca vicdansızlık mı?

Bu dünya kimseye kalmadı ki...

Firavun’a mı kaldı? Nemrut’a mı?

Hepsi geçti bu topraklardan.

Ey bebeklerin üzerine mermi sıkan zalim!

Bu dünya sana da kalmaz.

Deneyimsel Tasarım Öğretisi


Çünkü bir çocuğun yaşadığı acıyı duymayan bir dünya,

Kendi sonunu sessizlikle hazırlar.

O çocuğun gözlerinde bir çağrıdır şimdi ışık yerine yanan.

Ne bir yardım çığlığı kadar yüksek,

Ne de bir fısıltı kadar sönük…

Sadece varlığıyla haykırıyor:

"Ben buradayım. Hâlâ yaşıyorum."

Ve şimdi sorulması gereken şu:

Bu çığlığı kim duyacak?





Okumaya Devam Et

4 Mayıs 2024 Cumartesi

KENDİMİ BİLDİM BİLELİ

Kendimi Bildim Bileli


Yarı yıl tatili sonrası ilk pazartesi, bir kış sabahıydı. Öğretmen hanım da öğrenciler gibi okula yetişmeye çalışıyordu. Kendini bildi bileli zaman problemi vardı. Ya çok erken gelir ya geç kalırdı. 

Okula vardığında dersin başlamasına üç dakika ya var ya yoktu. Topuklu ayakkabıyla koşmak da zordu ama kendini bildi bileli görünümüne önem verirdi. Sınıfa girdiğinde öğrenciler de yerini almıştı. Biraz tatil sohbetinin ardından derse geçti. Matematik, herkesin zorlandığı ama onun hep en sevdiği ders olmuştu, şimdi de öğretmeniliğini yapıyordu. Özellikle geometri en sevdiği kısımdı. Şekiller üzerinde bulmaca gibi gelirdi ona. Öğrencilerine anlatırken de öyle anlatıyordu. Öğrencileri de onun kadar keyif alsın istiyordu. 

“Ben keyif almazsam onlar da keyif almaz, ee keyif almadan öğrenilir mi?” 

Kendini kaptırmış dersini anlatırken arkadan gelen bir sesle durdu; 

Öğretmeniim biraz yavaşlar mısınız yetişemiyoruum.”


Öğretmen hanım bunu sık sık duyardı. Kendini bildi bileli engelleyemediği bir özelliğiydi. Hızlı yürür, hızlı konuşur, hızlı düşünürdü. Bu en çok ders anlatırken problem oluyordu. Ona yetişemeyen öğrencilerin sayısı az değildi. Yavaşlamaya çalışıyordu ama bazen de içinden keşke onlar da biraz hızlansa diye geçirirdi. 

Ders, öğretmen hanımın yavaşlama çalışmaları ile öğrencilerin yetişme çabaları arasında geçti

İnsanın kendimi bildim bileli dediği özellikleri, hayatın bazı yerlerinde avantaj olurken bazı yerlerinde onu zorlar. Bazen çevresini de zorlar. Çünkü çoğunlukla onu  zorlayanlar karşısına çıkar. 


Kendimi Bildim Bileli


Herkesin bildiği bi
r kendi vardır. Ve insanların çoğu sadece kendini bildiği için karşıdakini anlamak için de kendini onun yerine koyar. Bu stratejiyle ilişki kurar. Ve çoğu zaman yanılır. 

  • “Bunda kızacak ne vardı ki sadece şaka yapmıştım!” 
  • “Alt tarafı biraz geç kaldım. Ben hiç problem etmiyorum böyle şeyleri, o niye bu kadar kızdı şimdi?
  • Ben görünce çok beğendim dedim kesin o da beğenir, ama öyle olmadı.”

Her insan kendini bilmeye meyillidir, pek azı gerçekten bilir. Davranışlarının sebebini, huyunu, karakterini, mizacını… 

Ve dolayısıyla pek az insan karşısındakini bilir. 

Kim Kimdir İnsan Tanıma Sanatları semineri de işte tam bunun içindir :)







Okumaya Devam Et