NORMALLEŞTİRMEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NORMALLEŞTİRMEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2024 Perşembe

ÖĞRETİCİ KARINCA

 

Öğretici Karınca


Yoğun bir günün ardından eve gelmişti Nermin. Yemekler yendi, çocuklar uyutuldu, evi de topladım diye düşündü. Artık kendine vakit ayırabilirdi. Gidip bir kahve hazırladı ve pencerenin kenarındaki mavi koltuğuna kuruldu. Kahvesinden bir yudum aldı, gözü şehrin manzarasına takıldı...

"Yağmurlu havada ne güzel görünüyordu şehrin ışıkları pırıl pırıl…"
Derin bir iç çekti düşünceli düşünceli. Hayatın garipliğine, insanın her şeyi normalleştirmesine şaşırıyordu. Nasıl olabilirdi?
Dünyanın bir yerlerinde birileri yağmur manzarasıyla kahve içiyor, birileri de yağmur suyu ile abdest alıyor.

Birileri gece lambası olmadan uyuyamıyor, birileri karanlıklar içinde bırakılıyor...

Sonra aklına akşam yemekten kalanlar geldi. "Ertesi güne yemez bizim çocuklar." deyip çöpe attıkları geldi. “Ertesi gün yemez bizim çocuklar...” Hatırlarken kendinden utandı. 

Birileri ertesi gün aynı yemeği yemek istemezken birileri günlerce yiyecek ekmek bulamıyordu.

Birileri çocuğunun eline diken batsa dünyayı ayağa kaldırıyor, birilerinin çocukları kundakta şehit ediliyordu.

İnsanlar açlıktan ölüyordu, kimse bir şey demiyordu.

Ve tüm bunlar nasıl oluyor da herkes tarafından normalleştirilebiliyordu?

“Ne yapabilirim ki!” dedi içinden. "Ben sadece milyarlarca insan içinde bir kişiyim. Gücüm kime yeter?”

 

Öğretici Karınca

Bir yudum daha aldı kahvesinden içlenerek. Odanın içinde bakınırken, gözleri bebeğinin oyun kartlarına takıldı. 

Öğretici kartlar, hayvan resimleri… Ve yerdeki kart, karınca… 

Filistin’i düşünürken gördüğü o karttaki karınca canlandı sanki birden. Aklına İbrahim’in karıncası geldi. "Ben ne yapabilirim ki!" dememişti bir karınca. “Bugün bir peygamberi ateşe atacaklar. Bir şey yapmazsam benim halim nice olur? Rabbime ne derim?” demişti. 

Ve bir damla suyu alıp ateşi söndürmeye gitmişti…

Kendisi de biliyordu taşıdığı bir damla su ile o ateşin sönmeyeceğini…

Ancak yönü belli olacaktı.

Ne yapsaydı; zulmü normalleştirip sessiz mi kalsaydı?

Yoksa karınca kararınca elinden geleni mi yapsaydı?
 
"Peki, o karınca böyle düşünürken ben neden elimden ne gelir diye düşünmüyorum?" diyerek toparlandı. "Protesto etmeliyim!" dedi Nermin. 
Protesto; bir haksızlık karşısında haksızlığı yapan tarafa engel olmak için gücün yetmediğinde, onun diğer zayıf yönlerine baskı uygulamaktır. Doğru ve etkili protestolar için öncelikle haksızlığı yapan tarafın zayıf yönlerinin açık edilmesi gerekir" diye düşündü.

Peki, nedir bu zayıf yönler diye araştırmaya başladı.

Böylelikle  İbrahim’in karıncası gibi olabilmeyi umuyordu… O karınca Nermin'e çok şey öğretici bir karınca olmuştu...


 





 

Okumaya Devam Et